Cuma

79

HANGİ zaman bir kadın yanım sıra rüzgârı...
kalsa da sarı duvarı bu yarım ben'in
su açılır. (hiç söylemediği sözler koşar. şaşkınlığı geçer hangi'siz
ne'siz.)
saldıran keskin yüzü; konuşur: iki adam öyküsü. bir boşvermişlik.
artık acımayan küskün kabukları yaranın.
(tuttuğunu elin, ışıklı izini kendin san. bilmesinler.)
kayıtsızlık soruları: heyecan biz'siz, söz
dağılan sorusu sessiz mekânların - onlar hep öyleydiler-.
terketmek, yakın bilmecesidir hiç sanmadan kendimiz kılınanın.
(sen, durgun; bedenini nesneden nesneye yol kıldığın sığınakta...)
geride kalmayan her cevabı siz kılarak baktım:
dayandığın demir, dokunduğun iskemle; perde, gölgesi
yalanın. (zamanı ölçeriz.) inmedikçe ışık denir, soruldukça beden.
yanlışı kırma. gerekliliği sanı kılıp onca hayır yerine. kimse yine bilmedi.
(biz) kara saplı bakışlar büyüttüğümüzde, iki kadın yanyana durdu.
evet iki erkek öyküsü. kalan ateşe dönük yüzü ve
değişen sözcükleri sarı duvarın.

12.2.'94

Hiç yorum yok: